Ebussuud efendi kimdir Hayatı kısaca

EBUSSUUD EFENDININ HAYATI (1490 1574)

Ebussuud Ahmet Efendi 16. ncı yüzyılda büyük osmanlı Türk Padişahı Kanuni Sultan süleyman ve oğlu 2 nci Selim zamanında yaşamıştır. 1490 tarihinde istanbul civarında Müderris köyünde ve diğer bir rivayette de iskilip’de doğmuştur. Babası Şeyh Muhiddin Mehmet bin Mustafa imedi’dir. Üstadları, babası ve Müftiyüssekaleyn diye anılan şeyhil islam ibn-i Kemal’dir. Inegöl’de, istanbul’da Davutpaşa ve Mahmutpaşa medresesinde ve müderrislik yapmış, Rumeli ve istanbul kadiluklarında bulunmuş ve 1545 tarihinde Şeyhül islâmlik görevini almıştır. Kanuni Sultan Süleyman devrinde 22 ve sarı Selim zamanında 6 yıl bu görevde kalmıştır. İlk defa osmanlı kanunlarını şeriata göre düzenliyen Ebu’ssuud Efendidir. Bir günde 1413 fetva (Dini karar) vermekte namı artmıştır. Süleymaniye Camiinin temel atılmasında dua- yi Ebussuud efendi yapmıştır. Hicri 982 ve Milâdi 1574’de 84 yaşında olarak istanbul’da vefat etmiş ve namazı Fatih Camiinde büyük bir merasimle kılınarak Eyüp Sultan semtine gömülmüştür. Mübarek kabirleri alim ve salih kimselerin ziyaret- gâhı olmuştur. Eyyub’da Kaymakçılar başında yaptırdığı ve kabrinin bulunduğu okuldan başka iskilip’te bir Cami-i Şerifi, istanbul’da bir hamamı vardı. Ölümüne:
MOLLA EBUSSUUD’a OLA MAKAM CENNET (H.982) Mısra tarh düşürülmüştür.

Ebussuud Efendi Hazretleri uzun boylu, sakal iki yani seyrek, mübarek yüzü uzunca ve gece mehtabı gibi nuraniydi. Vakur, edip, heybetli ve ibadeti bırakmaz bir alimdi

ESERLERINDEN BAZILARI:
irsadül Akliselim ila mezaya i Kur’anil azim (Ter sir)
Fetvalar
Keşşaf tefsirine hâşiye
Hidaye’ye haşiye
Muhtelif risaleler, şiirler, mersiyeler.
Keside-i Mimiyye ve Mecmua-i Deavattir.

Bir torununun vefatından dolayı ince kalbinde doğan elemler dolayısiyle şu mersiyeyi yazmıştı: “Gel ey huceste hasal ü melek cemalim gel Tükendi hasret ile takat ü mecâlim gel Seni Beka’da koyup ben Fenâ bulam derdim vücud bulma di endişe-i muhalim gel Seninle mülk-i vücudum tamam amir idi Yıkıldı cümle ten oldu harap, halim gel Bu rüzgar ise ey ebreden yaşın seylab Beni de ağlatan oldur ağlaşalım gel O yar gelmedi, gei bari biz varalım gel. Niyaz ve davet ise eyledin tamam ey dil

Yani:
Gel ey uğurlu, kutlu huylu Melek yüzlüm, gel. Hasretle takatim, gücüm tükendi, gel “Beka diyarına bırakıp ben dünyada kalayım” derdim

Bu zorluklu düşüncem vücut bulmadı, gel.
Seninle varlığımın ülkesi bütün onarılmıştı, Baştan başa yıkıldı da halim harap oldu, gel.
Ey bulut!! Yaşımı sel sel akıtan bu rüzgar, (bu de- virse) beni de ağlatan odur, gel.
Ey gönül! Niyaz ve duayi tamamladın, o sevgili gel- beni de ağlatan odur, gel.
Yine sevda-zede yi Ruy-1 siyehkâr oldum, Yine bir olmıyacak derde giriftâr oldum!

Yani
«Yine günâhkar yüzlü sevdaya tutulmuş oldum
Yine bir olmıyacak derde tutuldum

Şeyhül islâm Ebussuut Efendi Hazretlerinin Cihan Kütüphanesine hediye buyurdukları eşsiz kitaplarından dolayı, saygı değer adı dünya durdukça kalacaktır.